Yazar Saim Turan, yeni romanı "Tanrı Taraf Tutmaz" ile okurları sarsıcı bir tarihsel gizemin içine sürüklüyor. Motto Yayınları etiketiyle raflarda yerini alan eser, Barnabas İncili’nden Babil tabletlerine kadar uzanan geniş bir coğrafyada, "Tanrı’nın dünyaya müdahalesi" sorusuna yanıt arıyor.
Osmanlı topraklarında geçen bu sürükleyici kurgu, tarih boyunca saklanan sırların peşindeki bir İngiliz casusunun gözünden, hem bir dönemi hem de insanlığın ortak kaderini sorguluyor.
Efsanelerin, mitlerin ve kayıp uygarlıkların sırlarının ortasında, tarihin en büyük bilmecesi Motto Yayınları etiketiyle çözülmeyi bekliyor. Saim Turan, okuru 19. yüzyılın tozlu raflarından Babil’in unutulmuş tabletlerine uzanan karanlık bir serüvene davet ediyor.
DÜNYANIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRECEK BİR GERÇEK
Kutsal metinlerde bile anılmayan, tarihin derinliklerine gömülmüş bir sır; onu keşfedenleri ya sonsuz bir aydınlanmaya ulaştıracak ya da geri dönüşü olmayan bir karanlığa sürükleyecek.
Tanrı en son ne zaman dünyaya müdahale etti? Bu sorunun yanıtını aramaya cesaret edenler için Tanrı Taraf Tutmaz, bir romandan fazlası; tarihin susturulan gerçeklerine karşı bir uyanış çağrısı.
Göklerin ve Yerin Sustuğu Nokta
19. yüzyılın gölgeli atmosferinde, Osmanlı topraklarında iz süren bir İngiliz casusu... Babil’in fısıldayan tabletleri ve Ninova’nın kayıp kütüphanesinde saklı kalan, Barnabas İncili’ne kadar uzanan tehlikeli bir zincir. Saim Turan, tarihin tozlu sayfalarını aralayarak okuru şu temel soruyla yüzleştiriyor:
İnsanlık, kutsal bir müdahalenin mi yoksa kendi yarattığı bir kaosun mu kurbanı?
Bilinmezliğin tam ortasında, hayatta kalmak için atının kanını içmek zorunda kalan bir adamın dramından, kadim sırları korumak adına canını verenlerin hikâyesine kadar her satır, okuru gerçeğin o çıplak ve sarsıcı yüzüyle tanıştırıyor.
"Tanrı Taraf Tutmaz... Çünkü O, sadece gerçeğin yanındadır. Peki sen, o gerçeği öğrenmeye hazır mısın?"
Tarihin ve İnancın Gölgesinde Bir Roman Deneyimi
Bu eser, klasik bir tarihsel kurgu ya da macera kitabı değildir. Saim Turan’ın ustaca ördüğü bu anlatı, okuru didaktik bilgiler yerine duygusal bir gerilim ve felsefi bir derinliğin içine çeker.
Kitap, özellikle:
İnanç ve varoluş arasındaki ince çizgiyi sorgulayanlara hitap ediyor.
Tanrı Taraf Tutmaz, yalnızca bir arayışın değil; insanlığın en büyük sırrının peşinde verilen ölüm kalım savaşının romanı.
Sadece Bir Roman Değil: Ruhun Derinliklerine Şiirsel Bir Yolculuk
Modern edebiyatın genç ve güçlü sesi Saim Turan’ın yeni romanı "Şaibeli Şair", Motto Yayınları etiketiyle raflarda yerini aldı. 34 günlük bir zaman dilimini merkezine alan eser, İstanköy’den karanlığa karışan gizemli bir adamın ve onun etrafında şekillenen trajik hayatların izini sürüyor.
Deniz, aşk, ihanet ve sistemin kıyısında kalmış insanların hikâyelerini şiir tadında bir dille harmanlayan Turan, okuyucuyu sarsıcı bir finalle ve "neden?" sorusuyla baş başa bırakıyor. Karakter analizlerindeki başarısıyla dikkat çeken roman, şimdiden edebiyat çevrelerinde yılın dikkat çeken "arayış" kitaplarından biri olarak nitelendiriliyor.
Motto Yayınları’ndan çıkan Saim Turan imzalı "Şaibeli Şair", denizin ve güneşin el ele verdiği bir şehirde, ruhun en derin kıvrımlarına uzanan sarsıcı bir keşif yolculuğunu şiirsel bir dille anlatıyor.
İçsel Bir Arayışın Çırpınışları
Gerçekçi bir gözlem gücü ve edebi bir derinlikle kaleme alınan eser; okuyucuyu sadece bir hikâyeye değil, kendi iç yolculuğuna eşlik eden sayısız karakterin dünyasına davet ediyor. Hayatın kırılgan dengelerinde, bir sır perdesinin ardındaki gizemle yüzleşmeye hazır mısınız?
"Eh be koca adam... Yılları nasıl da bir bardak su niyetine içtin. Iskaladığın şanslarla ısmarladığın sonu seçtin."
Sırlarla Örülü Bir Yaşam, Yüzleşmeyi Bekleyen Karakterler
Hayatı bir buz pisti inceliğiyle yaşayan, mavi gözlü ve kural tanımaz Ümit’in, İstanköy’den elinde siyah bir James Bond çantayla karanlığa karışıp gidişiyle başlayan bu hikâye, cevapsız sorularla dolu bir intiharın izini sürüyor. Yazar, bu sır perdesini aralamayı okurun sezgilerine bırakırken, sahneye her biri hayatın içinden kopup gelmiş çarpıcı figürler dahil oluyor:
Profesör Mahmut: Kendi yaşamını yargılarken kendi ipini geren, ihaneti özünün suyuna bulaştırmış bir ihtiras adamı.
Kadir Baba: 23 yıllık bir bekleyişin yükünü sararmış bir mektupta taşıyan, gözyaşlarını gün ışığında saklayan bir derviş sabrı.
Ali Amca: Yüreğindeki denizle, önünde uzayıp giden sonsuz maviye açılan bir bilge.
Uzun Saçlı ve Diğerleri: Sistemin dışına itilmiş, cami avlularına sığınmış, yaralarını "ben buyum" diyerek seke seke taşıyan, bulanık kafaların ve kaçışların insanları.
Şaibeli Şair, benliklere gülsuyu tadında bırakılan aşkların zamanla acı dolu gerçeklere dönüşmesini ve 34 günlük bir zaman diliminin nasıl bir ömre bedel olabileceğini gözler önüne seriyor.
Kişisel Bir Yüzleşme Deneyimi